Yann Tiersen Post-Rock Diyarlarında

Ülke olarak Fransız filmlerini pek sevmeyiz ama Le fabuleux destin d’Amélie Poulain bu konuda ayrıcalıklılardandır. Konusunun açıldığı ortamlarda “izlememiş” olmak büyük bir ruh yüküdür. Dayak bile yiyebilirsiniz.

Müzikleri hala İstiklal’in batılı yüzüne bakan mekanlarında çalınır durur. Bu yüzdendir ki, Yann Tiersen diye bir adamın varlığından haber olup da bu filmi izlemeyen Türk gençlerinin sayısı üçü-beşi geçmez.

Yakın zamanda bu adam yeni bir albüm yaptı; Dust Lane.

Dinledim. İlk kurduğum cümle “Bu adama bir şeyler olmuş” idi.

Velhasıl, biraz araştırmanın ardından çıkan sonuç; hakkaten bir şeyler olmuş. Pek kötü günler geçirmiş. Üst üste yakınlarını kaybetmiş ve tüm bunların sonrasında bu albüm ortaya çıkmış.

Albümdeki tüm parçalarda bir hüzün, bir pesimizm var. Dust Lane’i birkaç kez döndürünce insan bir garip oluyor. Post-rock sevenler bu hislere aşinadır.

Dust Lane’deki parçaları alıp, tek tek Sigur Rós, M83, Mogwai, Godspeed You! Black Emperor, God Is an Astronaut, Explosions in the Sky gibi grupların albümlerine sıkıştırsanız hiç sırıtmaz. Öyle ağır ve kallavi bir post-rock altyapısı var yani bu albümün.

Albümün ilk parçası ve post-rock’a en uzak olanını paylaşayım istiyorum; Amy.

Oha lan, bu parça post-rock’a en uzaksa, diğerleri ne kadar yakın ki” diye merak etmeyenler Amélie’nin film müziklerini dinlemeye devam edebilir : ) Çünkü Dust Lane kolay sevilir, dinlenir bir albüm gibi gelmeyecektir o kulaklara. Benden söylemesi : )

Incelemeler/Albüm | Selim yazmis bu yaziyi.