Müzikte garipliklere dalıp, kulağı tırmalamanın sınırlarında gezinip duran ve yüksek derecede bağımlılık yaratan nota dizilerine anında aşık oluyorum.
Müzikte garipliklere dalıp, kulağı tırmalamanın sınırlarında gezinip duran ve yüksek derecede bağımlılık yaratan nota dizilerine anında aşık oluyorum.

Yıllardır boşa sakladığım albümler aslında ne kadar da tatlıymış. Sarı loş ışıkta elde bir kadeh, etrafta kimseler yokken sanki kulağıma fısıldıyor Madeleine Peyroux.
Hudson için kalemler rengarenk dans etmiş, izleyelim.
Bu adamın yaptığı müzikler benim için yalınlığın yeni tanımıdır. Bu kadar.
Not: Bir sürü parçasını şuradan indirebilirsiniz.
Kendinizi, kollarınızı uçtan uça açmış, en beyaz bulutların üzerinde, yüzünüzde kocaman bir gülümseme ile birlikte yavaşça uçuyorken hayal edin.
Müzikle dünyayı dolaşmak var bir de, müzikle zamanda dolaşmak var.
Port.fm‘le ikisi de yapılabiliyor. Haberiniz olsun : )
Not: Bu arada, Last.fm’e scrobluyor. İçiniz rahat olsun : )

Birçok kez paylaştım Birsen Tezer ve parçalarını Listeny’de. Ama bugün başka uyuyor ruhuma. Sürekli bu parçayı döndürüp döndürüp dinliyorum.
Siz de dinleyin, sevin.
Tanımadığım sokaklarda dolaşırken dinlemek için hazırladım bu karışık kaseti.
Listeny’de dolaşanlar aşinadır Andrew Bird‘e. Bir sürü parçası dolanmıştır buralarda.
Volker Bertelmann diye bir adam var. Yukarıdaki videoda gördüğünüz adam işte.