Nekropsi - Türkiye’den farklı müzik çıkmıyor deme!

Bir dönem geçer, sıradaki gelir ama Türk müzik sektöründe yapılan işlerin orjinalliğinin sorgulanması hiç eskimez. Hep birbirine benzeyen Türk-rock gruplarının artık sıktığından bahsedilir. (Bkz: Tuna Kiremitçi)
Cümle sonuna da yurt dışından çıkmış, ücra köşelerde dinlenen bir grup örnek verilir. Bu adı sanı bilinmez yabancı örnekle de “Gördünüz mü ben ne bilgiliyim. Sizin bilmediğiniz grupları dinlerim. Öyle sofistike bir kulağım vardır” ukalalığı da perçinlenmiş olur.
Bu tür tespit cimcimeleri sinirlerimi bozuyor açıkcası. Aynı şeyi zaman zaman ben de yapıyorsam, kendime de sinir oluyorum!
Ortaya çıkan her müziği dinlemek zorunda olmadığımız gibi, aralarından seçmek, araştırmak, leziz örnekler çıkartıp keyfini sürmek de bizim kabiliyetimizle sınırlı aslına bakarsanız. Örneğin; Nekropsi.
Lise yıllarında müzik yapmaya başlamış Nekropsi. Yıl 1992. “Speed Lessons” adında bir demo albüm kaydetmişler kendi çabalarıyla. Konserleri döneminin en ağız açık bırakanlarındanmış. Birçok üniversitenin şenliklerinin aranan ismi olup çıkmışlar.
Yaptıkları müzik önceleri speed metal olarak anılırken, şekillendikçe kendine özgü, otantik, depresif, ruhsal anlamda ağır bir yapı kazanmış. Daha sonra birçokları yaptıkları bu farklı müziği illa bir kategoriye sokmak istedikleri için psychedelic folk demişler : )
1996 yılında “Mi Kubbesi” albümünü çıkartmışlar Ada Müzik’ten. Bu albüm, halen dönüp dönüp dinlediğim ender eski albümlerdendir. Özellikle Çarşı parçasına dikkat çekmek isterim.
Daha sonra bir kopuş, dağılış sürecine girer gibi olmuşlar. Ama bitmemiş. Mi Kubbesi’nden tam 10 yıl sonra 2006′da, “On Yılda Bir Çıkar” alt başlıklı “Sayı 2“yi çıkarmışlar.
Bu arkadaşlar bugün bile bana o ilk yıllarda yaptıkları müzikleri seve seve dinletebiliyorlar ve farklı bir tad aradığımda, ağzıma bir parmak bal çalabiliyorlarsa hangi “aynı”lıktan bahsedildiğini anlayabilmem pek mümkün değil.
Yoksun olduğumuz şey müziğimizin farklılığı değil, farklı müziğe karşı kulağımızın kapalı olması bence.
Nekropsi, Replikas, Baba Zula, Gevende, Kafabindünya, Norrda, Dinar Bandosu, Dining Deads, Orient Expressions, Tamburada, Portecho, Eyyam gibi gruplar ile tanışmamış arkadaşlar mümkünse “Türkiye’den neden farklı müzik yapan bi’ grup bile çıkmıyor” cümlesini kurmasınlar, rica ediyorum.
Kısacası, sanki ülkede üretilen tüm müzikleri dinlemiş de kayda değer pek bir şey bulunamamış gibi konuşulmasa diyorum kısacası.
Not: Yazının ilk cümlelerine dönüp baktım ve neden bu kadar agresif olmuşum ben birden bire diye kendime sorunca sabahtan beri Nekropsi dinlememin kayda değer bir neden olabileceği aklıma geldi. Hayli etkilemiş sanırım : )
Yorum Yapsana : )