Empire of the Sun - Hayat Zor

Şimdi sizi hiç gitmek istemediğiniz bir yere götüreceğim. Hani o gece vardı ya…

Ben alttaki gibi tarif edeceğim. Sizin için mekan ve zaman farklı olabilir ama zaten siz farkedeceksiniz hangi geceden bahsettiğimi.

Hazırlık: Gece olsun. Gece dinleyin bu parçayı. Mümkünse evdeki tüm ışıkları söndürelim. Pencereleri kapayalım hatta. Başka ses olmasın hiçbir yerde. Kulaklıklarınızı takın. Ve sizi bölebilecek her şeyi (msn, gtalk, facebook vs) kapatın bi’ 5 dakikalığına. Tamamdır. Şimdi başlatın parçayı ve alttakileri mümkün olduğunca yavaş ve kelimelerin üzerinde durarak okuyun. Şimdiden özür dilerim.

Ortalık karanlık. Kafanız durmadan sallanıyor. Işıklar kesikli yanıp sönüyor. Parçanın ritmlerini kulak zarınızda ve karnınızda hissediyorsunuz. Dünya dönmüyor da, bu şarkı zoraki döndürüyor gibi.

Etrafınızda belli belirsiz arkadaşlarınız var. Hem varlıkları belli belirsiz, hem de arkadaşlıkları. Başınız dumanlı. Kendinize zarar vermek istiyorsunuz.

Yapabildiğiniz en etkisiz şeyi yapmak en büyük cesaretiniz oluyor o an. Aslında daha fazlasını yapmak, ileri gitmek, hönküre hönküre ağlamak istiyorsunuz.

Hakkınızı yemeyelim, az biraz da gözyaşı var, yanaklara doğru süzülüyor ama temponun hakkını sonuna kadar vermelisiniz ya, arkadaşlar eğlendiğinizi düşünmeli ya, o başınız durmuyor ve ortamın karanlığı yaşları hiç göstermiyor ki.

Dans etmek artık sizle alakalı değil de, sevdiremediğinize garez sanki. Kendinizi kaybetmişsiniz renkli ışıklar altında. Sabahı bulmak ya da bulmamak hiç umrunuzda bile değil.

Dibini gördüğünüz acı içkiler yüzünden elleriniz ağırlaşmış. Zıpladıkça karnınızın çeperlerine çarpıyor alkol. Bir yandan ağır çekimde akıyor hayat. Öbür yandan parçanın ritmleri yüzünden çok hızlı, kayıp gidiyor sanki. Hayat size zor.

Olamadığını ya da olamayacağını bilmek en gereksiz bilgi sizin için o gece. Ama kahretsin ki, biliyorsunuz!

Incelemeler/Parça | Selim yazmis bu yaziyi.