Nursel dürttü, “Kaçırma bunu” diye üstteki şahane şeyi gösterdi.
Burda en çok bahsi geçenlerden biri Tom Waits. Takip edenlere gına gelmiş olabilir ama ne kadar anlatsam yine de yetmez bu adama. O yüzden devam ediyorum bildiğime : )
Müzikle dünyayı dolaşmak var bir de, müzikle zamanda dolaşmak var.
Port.fm‘le ikisi de yapılabiliyor. Haberiniz olsun : )
Not: Bu arada, Last.fm’e scrobluyor. İçiniz rahat olsun : )
Listeny’de dolaşanlar aşinadır Andrew Bird‘e. Bir sürü parçası dolanmıştır buralarda.
Radiohead yeni bi’ parça atmış ortaya. Adı “Staircase“. Sessiz sakin, habersiz From The Basement‘de çalıvermişler.
Müzik garip bir şey. Kendi başına yenebilir bir sos gibi. Hani böyle salçalı, baharatlı soslar vardır ya. Salata ya da makarna için üretilmiştir esasen ama kendi başına da kaşık kaşık kuru ekmeğin üzerine sürüp afiyetle yiyebilirsiniz.
Müzik de öyle aynen. Filmlerle yanyana getir, arkadaşlarla yanyana getir, estetik olan herhangi bir şeyle yanyana getir, yağmur yağarken pencerenin yanına getir, kahve içerken yanıbaşına koy, kitap okurken arkasından sokulsun… Kısaca hayatla yanyana getir; tadından yenmez.