Yolda. Sitesi şurda. Sevin onları çabuk. Bu kadar net.
Her lafı geçtiğinde söylüyorum; “Gevende, Sigur Rós‘un Türkiye şubesi” diye. Yabancı olduğunuz diyarlarda, anlamadığınız dilleri konuşan insanlar içinde, geleceği zerre düşünmeden yaşamak gibi bu ikisi. Bol bol dinleyin bunları.
Şimdi yaptığınız her neyse, bi’ 5dk’lığına kenara bırakın. Korkmayın, 5dk ayırabilirsiniz kendinize. İzleyin üsttekini. Endişelendiğiniz her şeyin ne kadar “küçük” olduğunu farkedeceksiniz.
Turist olmak ne güzel aslında.
Bu adamın yaptığı müzikler benim için yalınlığın yeni tanımıdır. Bu kadar.
Not: Bir sürü parçasını şuradan indirebilirsiniz.
Çoğumuzun kimseye söyleyemediği hayalleri vardır. Yalnız kaldığımızda dalıp yaşadığımız ama peşinden hiç koşmadığımız şeyler. Arada uçuk şeyler olsa da genelde kolay olanlarını dahi elde etmek için çabalamayız. Sıcacık hayaller kurar, yalnızlığımıza renk katarız.
Aramızdan çok azı da, hayaller ile yetinmeyip elde etmek için uğraşır. Bence gerçek tutku sahipleri, işte o az olanlar. Sonus, yetinmeyen üç insanın (Murat Esmer, Özlem Akpınar ve Nuri Özlü) hikayesi. Yani bir mühendis, öğretmen ve bankacının.
Bazısı nefret etse de, uzun yolculukları çok severim. Yolculuk boyunca elden gelen hiçbir şey yok. İşler, dersler, hayatın hengamesi otobüs yolculuğunda duruveriyor o yüzden. Sanki tüm zaman müzik dinlemek için. Hayatın gerçek molası gibi.
İyi de o rahatlığı yaşamak için illa işi gücü bırakıp 8-10 saat koltuklara yapışmak, ağrı çekmek, yan koltukta yerine sığamayan arkadaş ile uğraşmak mı gerekiyor? :)

Genelde burda yapmaya çalıştığımız pek kolay rastlanamayacak güzel grupların, güzel parçaların, güzel kızların paylaşılması şeklinde. Yok sonuncusu olmadı : )
Uzun zamandır Buika‘dan bahsedeceğim ama bir türlü sıra ona gelemedi.