Bir Baharat Katkısı Olarak; Tom Waits

Hani bazı insanların garip bir etkisi olur üzerinizde. Daha konuşmadan, duruşu bile ürkütür. Buna rağmen ondan kaçmak yerine yanına yanına sokulursunuz. Alevlerin üzerine doğru seğirten ateş böcekleri gibi. Tom Waits de öyle.

Bir film izlersiniz. Bir anda garip bir tip olarak çıkıverir karşımıza. Filmden sonra bu adamdan başka herhangi biri o karakteri bu derece “gerçek” yapamaz diye düşünürsünüz.

Genelde Tom Waits, IMDB‘deki film sayfalarında listelenen oyuncular arasında ilk sıralarda olmadığı için pek farketmeyiz. Zaten farketmemeyi de tercih ederim açıkcası. Bu adamın sürpriz olarak belirivermesi her daim benim suratımda “Aha bu filmde de oynamış” gülümsemesi oluşturuveriyor ve bu hissi pek seviyorum.

Bence bu adam sinema ve müzik eserlerine baharat olsun diye doğmuş. Albümlerini vs bir yana bırakıyorum, şu filmagrafisine bakın rica ediyorum. Adamın film ve müzik adına olmadığı şey kalmamış…

Neyse uzatmıyorum daha fazla lafı. “Benden şahane film müziği olur” diye avaz avaz bağıran, şahane bir Tom Waits parçası; “Dead & Lovely“yi alta bırakıyorum ve yazıyı yayınlıyorum.

Not: “Bu ne lan. Sevmedim ki ben bunu” diyenleri, Kneller 3 vakit sonra taş yapar. Demedi demeyin.

Not 2: Takip etmek isteyenler için; Evet, Twitter’ı var bu adamın.

Not 3: Bir de şu filmleri izlemeniz lazım; The Imaginarium of Doctor Parnassus, Wristcutters: A Love Story, Coffee and Cigarettes, Broken Flowers (Evet, Jim Jarmusch çok seviyor bu adamı. Bkz: “Tom Waits meets Jim Jarmusch“)

Incelemeler/Sanatçı | Selim yazmis bu yaziyi.