Bilmediğim dillerde parçaları dinlemek bana her zaman tatile çıkmışım havası veriyor. Neden bilmem.
Sanki başka ülkelerin, bir köşe sonrasını bilmediğim sokaklarında dolaşıyormuşum gibi hissediyorum. Büyük ihtimal beynim şapşalladı çok uzun zamandır tatile çıkamadığım için.
Hani garip başlayan, farkettirmeden içine çeken filmler vardır ya; esas karakterin başına gelenler yüzünden, kadrajın içine girip sıkıca sarılmak istersiniz.
Indie folk camiasının gözde isimlerinden (jet sosyete haberi girişi gibi oldu) William Fitzsimmons, 21 Mart’ta dünya evine giriyor. Yok lan. Olur mu : ) Albümü çıkıyor. Bize ne onun dünyasından, evinden. Güzel parçalar doğursun yeter.
80′li yıllardan Boney M. vardı. Hatırlayanınız var mı? Efsane parçaları hala kulaklarımdadır. Yani asortik benzetme olsun diye söylemiyorum, bildiğin dinliyorum hala; Rasputin, Daddy Cool, Sunny…